Köy tavuğu nereden bulunur?

EMRE AKÖZ


'Köy tavuğu' nereden bulunur?

SEMT PAZARI TARTIŞMASI
Bundan haftalar önce sabahın bir saatinde Kadıköy'e indim. Önce Saray Muhallebicisi'nde bal-kaymaklı kahvaltı yaptım. Sonra ver elini çarşı... İkinci el ıvır zıvır. Azbuçuk antikalar. Sahafların tozlu rafları. Nihayet sıra yiyecek alışverişine geldi. Bilen bilir Kadıköy Çarşısı biraz da semt pazarına benzer. Balık, et, turşu, ekmek dükkanlarda satılır. Buna karşılık limonu, kıvırcık salatayı, rokayı, diğer otları, yeşil biberi filan yer tezgâhlarından da alabilirsiniz.

Gerekli olan her şeyi aldım. Domates hariç. Baktım domateslerin hemen hepsi sera... Çoğu hormonlu cinsinden. Ancak bir pazarcı büyük, farklı tipte bir domates satıyordu. Daha pahalı. Karşısına dikilince saydı döktü, malı övdü. Sıra domatese gelince "Çanakkale abi" dedi, "bahçe domatesi. Son turfanda..."

Sattığı domates, sera çıkışlı olanlar gibi bir boy değildi. Kıpkırmızı değildi. 'Kaya gibi' değildi. İki buçuk kilo aldım. Paketi elime verirken söylendi "Ne ya... Bunların sattığı domates mi? Hormonlu, hormonlu. Yusyuvarlak. Domates dediğin yamru yumru olur."

Gerçekten de bahçe domatesiydi. Ne kalmışsa toplayıp getirmişler. Yedik Tadı, kokusu, suyu farklıydı. Şahane miydi? Hayır ama zaten en iyi olduğu mevsim geride kalmıştı. Boşuna 'son turfanda' dememişti.

****

Bunları niye anlattım biliyor musunuz? Arada sırada alevlenen 'semt pazarları kaldırılsın' tartışması yüzünden. Kaldırılsın diyenler çok da haksız değil Vergi kaçağı... Standart ve hijyen yoksunluğu... Dükkân tutan esnafla haksız rekabet... Sokakların trafiğe kapatılması ve kirletilmesi...

Öte yandan semt pazarları, gelir bölüşümünün bu kadar bozuk olduğu ülkemizde fakirin, orta tabakanın nefes aldığı yerler. Ancak olay bununla bitmiyor. Yani metropol yaşamı bir başka açıdan da ilgi görüyor.

Nedir bu? Şöyle...

****

'İstanbul Life' dergisi kasım sayısında kentin semt pazarlarını, özellikle de son yıllarda bir efsane gibi kulaktan kulağa yayılan Kastamonu Pazarı'nı konu edinmiş. Kastamonu-İnebolu pazarı, pazar günleri Kasımpaşa'da kuruluyor. En önemli özelliği Marketlerde ve diğer semt pazarlarında bulamayacağınız ya da tek tük rast geleceğiniz meyve ve sebzelerin bir arada satılması.

O kadar da değil... Bakın pazarı arşınlayan Murat Tunalı ne yazmış "Bizimle birlikte et yemediğini bildiğimiz bir arkadaşın da tavuk aldığını fark ediyoruz. Meğer yıllardır tavukların işkenceyle büyütülmesini protesto etmek için et yemiyormuş. Böyle gıt gıt bahçede çöplenerek büyüyen tavuktan zarar gelmiyor herhalde. 'Sevgiyle büyüyen tavuk, vejetaryenliği bozar mı' tartışmasını buradan başlatıyoruz." Sahi ya... Yıllar oldu 'köy tavuğu' yemeyeli.

Sosyetenin uğrak yerlerinden Changa restoranın sahibi Tarık Beyazıt da Kastamonu Pazarı'nın müdavimlerinden "Pazardan aldığımız malzemeyi daha fazla kullanır olduk. Kenger (Doğu illerinde yetişen devedikeni kökü ve filizleri), hodan (az tanınan bir yabani ot), eşkın (Erzurum pazısı) ve çeşitli ekmekler, yufkalar, peynirler hep bu pazarlar yoluyla İstanbul'a ulaşıyor."

Yine yıllardır meyhanesinde, barında kentin entel takımını sevindiren Ece Aksoy da, o çok sevilen mezelerini buradan aldığı malzemeyle kotarıyor.

****

Dikkat! Bu saydığımız isimler üç beş kuruş daha az harcamak için mi sabahın köründe Kastamonu Pazarı'nın yolunu tutuyor? Alakası yok... Bu yiyecekleri marketlerde bulamadıkları için oraya gidiyorlar.

Demek ki semt pazarlarının başka işlevleri de var. Yani olay sadece ucuzluk ve alışkanlık değil.

'Semt pazarları kaldırılsın' sözü makul olmasına makul da... Ama ondan sonra, "Nedir bu hormonlu domatesler...

Gençliğimin mis kokulu domateslerini özledim" dememek şartıyla... Yemeklerde, mezelerde filan çeşitlilik aramamak kaydıyla... 10 liralık tabağa, 20 lira ödemeyi göze alacaksınız! Anlaştık mı?

Romantizmi öldüren bilmeceler
Hatırlarsınız, burada 'Bilim hurafeden daha eğlencelidir' demiştik...

Eğer bilimin ortaya koyduğu doğa yasalarının gündelik hayatta nasıl işlediğini öğrenmek isterseniz size Partha Ghose ve Dipankar Home'un kaleme aldığı 'Gündelik Bilmeceler' adlı kitabı tavsiye ederim. Tübitak yayınlarından çıkmıştı. Büyük ilgi görüyor Geçtiğimiz haziran ayında 23'üncü baskıya ulaştı. 1996'dan beri tam 55 bin adet satıldı.

Buradan bir iki örnek vereyim.

* Avucunuza hohladınız; bir sıcaklık hissediyorsunuz. Peki avucunuza üflediğinizde neden serinlik hissediyorsunuz? Nefes aynı nefes değil mi?

Cevap Hohladığınızda ciğerimizdeki hava genleşmeden, hemen hemen olduğu gibi elimize ulaşıyor. Ve vücudumuzun sıcaklığı elimize yansıyor. Dudaklarımızı bitiştirip üflediğimizde ise hava basınçla sıkıştırılıyor. Dışarı çıktığında ise genleşiyor. Bu sırada kendi enerjisini harcıyor. Enerji harcanması da sıcaklığın düşmesi anlamına geliyor.

* Sonbaharda yapraklar sararır. Niye yazın kızgın güneşte sararmazlar da, bunu sonbahara bırakırlar?

Cevap Yapraklarda yeşil rengi veren klorofilden başka, sarı rengi veren ksantofil, parlak kırmızı rengi veren antosiyanin gibi pigmentler bulunur. Ancak klorofil baskın olduğu için yazın diğer renkler dikkatimizi çekmez. Derken soğuklar başlar. Bunun üzerine ağaç faaliyetini azaltır. Yapraklardaki besin gövdeye doğru çekilir. Bunun üzerine klorofil parçalanmaya başlar. Böylece yeşil renk yavaş yavaş yok olur. Bu arada diğer pigmentler kendilerini gösterirler. Yapraklar sarı ve kırmızı tonlar alırlar. Sonra da dökülürler.

Kitapta daha sürüyle bu tip bilgi var. Şaşırtıcı ve eğlenceli. Tek kötülüğü romantizmi öldürmesi.

CNBC-E'YE YAKIŞMIYOR
Eh, serde entellik var ya... İster istemez CNBC-e kanalını da izliyoruz. Mesela ben '24' adlı polisiye diziyi geçen yıl hiç kaçırmadım. Bu yıl da ikinci bölümüne takıldık kaldık. Bir yere gitmişsek en geç gece 10'a 5 kala, nefes nefese eve dönüyoruz. Ancaaak! Şimdilerde AGD durumda. 2205'te başlaması gereken bir program 2236'ya sarkar mı yahu? Diğer kanallar program saatlerini bir türlü tutturamazken, CNBC-e dakikliği ile nam salmıştı. Eğer kalburüstü kesime hitap ediyorsanız, böyle de olması gerek. Nedir bu savrukluk?


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !